Ağustosböceği :
* Ağostosböceğinin boyu 3 ila 4.5 cm arasındadır.
* Hayatlarının çoğu toprak altında geçer (Nimpha Evresi)
* Dişi ağustosböceği her seferde 400-500 yumurta bırakır.
* Ötmelerinin eş bulmada rolü vardır.
* Her ağustosböceği farklı şarkı söyler
* Yazın bitimiyle birlikte ölürler...
Hayvanlar Alemi Belgesel - Ağustosböceği
|
|
Ağustosböceği
Tarih boyunca insanlar tarafından tanınan, çıkardıkları kendine özgü ses ve ürünlere verdikleri
zarar ile ünlenmişlerdir. Antik dönemden günümüze kadar ağustos böceği, şiirlerde ve pek çok hikayede
kendine yer bulmuştur. Ününün artmasında şüphesiz, kutsal kitaplarda isminin geçmeside önemli
rol oynamıştır.
Yeryüzünde sıcak iklime sahip hemen hemen bütün ülkelerde bulunurlar. 2300 den fazla
türünün olduğu tahmin edilmektedir. Uzunlukları 3 ila 4.5 cm arasındadır. Başlarında bir çift anten vardır.
Yaşam süreleri türden türe değişiklik göstermektedir. Bazı türler 4-5 yıl yaşarken, bazıları 15-17 yıl yaşayabilmektedir.
Gelişmiş bir ses ve görüş kabiliyetine sahiptirler. Pek az kişi aslında onların hayatlarının çoğunu toprak altında
geçirdiğinin farkındadır. Bu süreç Nimpha Evresi diye isimlendirilebilir.
Bir ağustos böceğinin dişi ya da erkek olduğuna
vücutlarının alt kısmına bakarak karar verilebilir. Erkeklerde bu bölüm yuvarlak bir şekle sahiptir, dişilerde ise adeta kalın bir
iğne görünümündedir. Bu iğne görünümlü organ ( Ovipositor ) aslında bazı diğer böcek türlerinde de bulunmakta
ve yumurtaların belirli bir alana bırakılması için gelişmiştir.
Dişi, ağaç sürgünleri veya diğer bitkilerin içlerine ovipositorü
kullanarak yumurtalarını bırakır. Dişiler her seferde 400-500 yumurta yumurtlayabilir. 5 buçuk, 6 hafta sonra nimpha
diye adlandırılan yavrular, yumurtalarını kırarak çıkarlar. Yumurtalar çatlamadan önce kendilerine özgü pembe bir renk
alır.
Yumurtadan çıkan yavrunun ilk başta sadece ön ayakları serbesttir. Ön ayaklarını kullanarak yumurtadan çıkıp,
toprağa düşerler. İkinci aşama olarak, hayatlarının çok uzun bir süresini geçirecekleri toprağın altına inerler. Bunu
yaparken gene güçlü ön ayaklarını kullanırlar. Tercih ettikleri derinlik 30 cm ile 2 m civarındadır. Burada bitki köklerinden aldıkları
öz suları ile beslenirler. Ömürlerinin sadece son döneminde, toprağı bulundukları yerden yeryüzüne doğru kazarak çıkarlar.
|